Türkiye’de siyaset uzun yıllardır aynı tartışmalar üzerinden yürütülüyor. İktidar bir yatırım yapıyor, bir eser ortaya koyuyor; muhalefetin bir kısmı ise daha ortaya çıkan ürünü görmeden “yapılamaz”, “gerçek değil”, “maket” diyerek karşı çıkıyor. Ne yazık ki yıllardır bu tabloyu görüyoruz.
Önceki gün İstanbul’da düzenlenen SAHA EXPO 2026 Savunma Sanayi Fuarı’nı gezdik. Türkiye’nin yerli ve milli savunma sanayi ürünlerinin sergilendiği dev organizasyonda adeta teknoloji şöleni yaşandı. Fuarda sergilenen her ürünü gördükçe bir vatandaş olarak gurur duydum.
CHP Genel Başkanı Özgür Özel de fuarı ziyaret etti. Yıldırımhan füzesi önünde fotoğraf çektirdi, helikoptere bindi, stantları gezdi ve yetkililerden bilgi aldı. En önemlisi de emeği geçenlere teşekkür ederek, “Güzel işleri alkışlarım” dedi.
Aslında olması gereken de budur.
Çünkü savunma sanayi bir parti meselesi değil, bir memleket meselesidir.
Yıllardır CHP’ye oy verdiğini söyleyen bir gazeteci bile kendi kanalında açık açık şunu söylüyor:
“Fuardaki her ürünü gördüğümde gurur duydum. Herkes gidip gezmeli, bilgi almalı. Körü körüne Erdoğan düşmanlığı yaparak bu ürünleri kötülemeyelim.”
Ama ne yazık ki muhalefetin bazı kesimleri hâlâ aynı noktada duruyor. “Seçim var diye birkaç parça boru koymuşlar”, “Biz bunlara inanmıyoruz” diyerek Türkiye’nin geldiği noktayı görmezden geliyorlar.
Oysa gerçekler ortada…
120’den fazla ülkeden resmi heyetlerin katıldığı, yaklaşık 1.700 firmanın yer aldığı SAHA EXPO bugün dünyanın en önemli savunma sanayi fuarlarından biri hâline geldi. İnsansız hava araçlarından elektronik harp sistemlerine, milli füze teknolojilerinden deniz platformlarına kadar yüzlerce yerli ürün sergilendi.
Türkiye’nin ilk SİHA gemisi olan TCG Anadolu vatandaşların ziyaretine açıldı. İnsanlar akın akın gidip gördü, bilgi aldı.
Şimdi soruyorum:
Bunca ülke, bunca firma, bunca teknoloji sadece “algı” için mi orada?
Bir dönem TOGG’a inanmadılar…
“Fabrika yok” dediler…
“Sadece maket” dediler…
Bugün yollarımızda TOGG araçları geziyor.
Savunma sanayisinde de aynı anlayış devam ediyor. Yapılan her işe “yalan” diyerek yaklaşmak, Türkiye’nin başarısını küçümsemek kimseye fayda sağlamaz.
Ama işin farklı bir tarafı da var…
Belki de bu söylemler, Türkiye’nin rakiplerini rehavete sürüklüyordur. “Türkiye’de bir şey yapılmıyor” diye düşünmeye devam ederlerse, bizim için stratejik bir avantaj bile oluşabilir!
Şaka bir yana…
Türkiye savunma sanayisinde gerçekten büyük mesafe aldı. Bunu görmek için siyasi görüşe değil, vicdanlı bir bakış açısına ihtiyaç var. Eleştiri elbette olacaktır; ancak yapılan doğru işleri takdir etmek de bir erdemdir.
Çünkü mesele siyaset üstüdür.
Mesele Türkiye’dir.
Hayırlı günler diliyorum.